TEKNOLOJİYE BAĞ(IM)LI MIYIZ?

Gelişen teknoloji, satın alma gücünün artması ve ucuzlayan fiyatlar ile birlikte her evde kullanılan teknolojik aletlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Evlerimizde birey sayısından fazla akıllı cihazların yer alması teknolojinin giderek hayatımızı ele geçirdiğinin kanıtıdır. Artık her evde bir hatta iki adet akıllı TV, kişi başına kullanılan akıllı telefon, tablet, laptop, PC ve akıllı ev sistemlerinin olması sıradanlaştı.

Çocuklarımız daha anne karnındayken kullandığımız teknolojik aletlere maruz kalmaktadır. Bu koşullarda teknolojiye bağ(ım)lı olmak kaçınılmaz oluyor. Günümüz X,Y ve Z kuşaklarının teknolojiye ihtiyacı, teknolojiyi algılama ve kullanma şekilleri farklı olduğu için bağ(ım)lılık durumları da değişiyor. Velilerimiz genellikle X, öğrencilerimiz de Y ve Z kuşağından oluşuyor. Teknolojinin çıkışı ve akıllı cihazların yoğunlaştığı dönem X ve Y kuşağının sonradan tanıştığı, Z kuşağının ise doğumundan bu yana yaşadığı bir döneme denk geliyor. Tabii birde X kuşağından öncesi var ki bu bireyler de genelde büyükanne ve büyükbabalarımızdan oluşmaktadır. Teknolojiyi gereksinimleri doğrultusunda ihtiyaçları için kullanan en iyi nesil X kuşağı olmasına rağmen en çok yanlış yapan da maalesef bu kuşak oluyor yani velilerimiz.
Çocuklarımızın daha kolay yemek yemeleri ve ebeveynler iş yaparken çocuğu oyalamak için kullandıkları teknolojik aletler (akıllı telefon, tablet, laptop, vb.); sonrasında çocuklarımız tarafından birer oyalanma ve oyun aracı olarak algılanmasına sebep olmaktadır. Özellikle eğitimde kullanılan tablet, akıllı tahta ve bilgisayarların okullarda ders aralarında birer oyun aracına dönüşmesi, öğretmenlerin yeni tedbirler almasına ve öğretmen-öğrenci ilişkisinde olumsuz etki yaratmasına sebep olabilir.

Günümüz şartlarında teknoloji kullanımı artık bir zorunluluk ve bağlılıkken bunu bağımlılık hâline getirmemek bilinçli X ve Y kuşağının görevi olmalıdır. Bu bilinçle BİL Kolejleri “Dünya İnovasyon Okulu” vizyonu çerçevesinde geliştirdiği eğitim sistemlerini teknoloji ile entegre ederek bağımlılık yerine bağlılık durumunu pozitif yönlendirmeye başladı bile. Gerek “Hizmet İçi Eğitim” programlarıyla öğretmenlerimize gerek eğitim görevlileri tarafından verilen “bilgilendirme” seminerleriyle velilere gerekse derslerde teknolojinin “doğru” kullanımıyla öğrencilerimize bu bilinç aşılanmaktadır.
Yapılan tüm çalışmalara ve gereksinimlere bakılırsa teknolojiye bağlıyız ve giderek de bu durum daha da ilerleyecek. Eğer bilinçli ve çalışkan bir nesil yetiştirmek istiyorsak teknolojiye bağımlı değil, gereksinimlere göre doğru kullanıma bağlı kullanımı da öğretmeliyiz. Bu yüzden doğru okulu seçerken bu kriteri de unutmamakta fayda var.

Osman ÖZŞEN
BİL Koleji Eğitim Teknolojileri Koordinatörü

Bu haberi paylaş